Anlaşmalı boşanma, eşlerin hem boşanma iradesinde hem de boşanmanın mali sonuçları ve çocuklara ilişkin düzenlemelerde tam mutabakata vardığı boşanma türüdür. Dosya eksiksizse genellikle tek celsede sonuçlanır.

Sürecin kısalığı yanıltıcı olmamalı: anlaşmalı boşanmada asıl iş duruşmada değil, protokolün hazırlanmasında yapılır. Uygulamada sonradan yaşanan sorunların neredeyse tamamı, aceleyle yazılmış protokollerden doğar.

Üç şart

Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin 3. fıkrasına göre:

  1. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Bir yılını doldurmamış evliliklerde anlaşmalı boşanma yolu kapalıdır; bu süre dolmadan başvurulursa dava çekişmeli olarak görülür.
  2. Eşler birlikte başvurmalı ya da bir eşin açtığı davayı diğeri kabul etmelidir.
  3. Hâkim tarafları bizzat dinlemeli ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir. Ayrıca protokolü uygun bulmalıdır.

Üçüncü şart en çok gözden kaçandır: hâkim protokolü onaylamak zorunda değildir. Özellikle çocukların menfaatine aykırı gördüğü düzenlemelerde değişiklik isteyebilir.

Protokolde neler bulunmalı

  • Nafaka: yoksulluk nafakası talep edilip edilmediği, ediliyorsa türü ve miktarı
  • Maddi ve manevi tazminat talebinden feragat edilip edilmediği
  • Ortak çocukların velayeti
  • Kişisel ilişki (görüşme) düzeni — gün, saat ve teslim yeri dâhil
  • Çocuk için iştirak nafakası
  • Ev eşyaları ve müşterek mal varlığının paylaşımı

Görüşme düzenini “uygun zamanlarda” gibi belirsiz ifadelerle yazmak, uygulamada en sık karşılaşılan hatadır. Taraflar iyi niyetle anlaşmış olsa da, ilişki bozulduğunda belirsiz bir düzenleme icra edilebilir değildir. Hafta sonu aralıkları, dinî bayramlar ve yaz tatili ayrı ayrı yazılmalıdır.

Nafakadan feragat: geri dönüşü olmayan karar

Protokolde yoksulluk nafakası talebinden feragat edildiyse, sonradan koşullar değişse dahi bu talep kural olarak yeniden ileri sürülemez. Feragat kalıcı sonuç doğurur.

İştirak nafakası bundan farklıdır. Çocuk için ödenen nafaka çocuğun hakkıdır; ana babanın anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz ve koşullar değiştiğinde artırılması istenebilir.

Bu ayrım, protokol imzalanmadan önce mutlaka anlaşılmalıdır.

Duruşmada ne olur

Hâkim her iki tarafı da ayrı ayrı dinler ve boşanma iradesinin gerçek ve serbest olduğundan emin olmaya çalışır. Sorular genellikle kısadır: boşanmak istiyor musunuz, protokolü okudunuz mu, içeriğini kabul ediyor musunuz.

Taraflardan biri mazeretsiz olarak duruşmaya katılmazsa dava anlaşmalı olmaktan çıkar ve çekişmeli boşanmaya dönüşebilir. Vekil aracılığıyla temsil, tarafların bizzat dinlenmesi şartını ortadan kaldırmaz.

Karardan sonra

Boşanma kararı kesinleşmeden nüfusa işlenmez. Taraflar istinaf yoluna başvurmaktan feragat ederse karar daha hızlı kesinleşir.

Kararın kesinleşmesinden sonra protokoldeki mali düzenlemelerin değiştirilmesi kural olarak mümkün değildir; velayet ve nafaka gibi çocuğa ilişkin konular ise koşulların değişmesi hâlinde yeniden dava konusu yapılabilir.

Avukatsız yapılabilir mi

Hukuken mümkündür. Ancak şunu göz önünde bulundurmak gerekir: anlaşmalı boşanmada ortaya çıkan sorunların çoğu boşanma anında değil, yıllar sonra protokolün eksik veya belirsiz maddeleri yüzünden yaşanır. Protokol, imzalandıktan sonra düzeltilmesi en zor belgelerden biridir.


Boşanma, velayet, nafaka ve mal rejimi süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi için aile hukuku çalışma alanımıza göz atabilir, dosyanız için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınıza ilişkin hukuki tavsiye niteliği taşımaz.

Dosyanızı görüşmek ister misiniz?

Buradaki bilgiler geneldir. Kendi dosyanız için bize ulaşabilirsiniz.